Acıpayam Adının Tarihçesi

Acıpayam en eski adı Hamit Ovası'dır. Acıpayam, Isparta Sancağı'na bağlanmasıyla birlikte adı "Garbikaraağaç" olarak değiştirilmiştir. Germiyanoğulları zamanında ise adı, "Asikaraağaç" olmuştur. Bölgenin "Acıpayam" adını alışının nedeni tam olarak bilinmemektedir. Bölgede badem ağaçlarının çok oluşu ve badem ağaçlarının da acı oluşu nedeniyle "Acıpayam" adı verildiği kuvvetli ihtimallerdendir. Zaten bölgede bademe "payam" denilmesi bu adın yukarıdaki açıklamalardan ortaya çıktığını doğrulamaktadır.

 

Tarihçe

Acıpayam da ilk yerleşim tarihinin M. Ö. 2000 li yıllara kadar gittiği kesindir. Diokayseria nın tarihinin daha da eski olduğunu biliyoruz.

M.Ö. 1500 yıllarında Bölgede Hititleri görüyoruz. 200 yada 300 yıl kadar hüküm süren Hitit Egemenliğinden sonra Acıpayam ve yöresi, 1200 yılında İyonların Egemenliğine geçti. 800 yılında ise Lityalılar hüküm sürmeye başladı. 456 yılında Persler in, 440 yılında ise Büyük İskender in Ordularınca Makedonya topraklarına katıldı. Sürekli el değiştiren Acıpayam ve yöresi 200 yılında Makedonya İmparatorluğunun dağılmasından sonra Güney ve Honaz İlçelerinin olduğu yerde şehirler kuran Seleikos ların eline geçti .Fazla uzun ömürlü olmayan bu devletlerden sonra ,diğerlerine göre daha uzun süreli Hükümranlık yapacak olan Roma İmparatorluğu 133 yılında Acıpayam ve çevresini ele geçirdi. Milattan sonra 395 yılında Roma İmparatorluğunun parçalanmasından sonra, Acıpayam ve çevresi Doğu Roma İmparatorluğunun Egemenliğine geçti. Doğu Roma nın da dağılmasından sonra Bizans hakimiyetine geçen Acıpayam 1195 yılından itibaren Türk Egemenliğine geçmiştir.

Eldeki kaynaklara göre Acıpayam ve çevresi ilk olarak Afşin Bey tarafından fethedilmiştir. Bu tarihten sonra Denizli ve Yöresi Bizanslılar ve Selçuklular arasında sürekli el değiştirmiştir.

1097 yılında Selçuklu Kervanları Ladik (Denizli)de soyulunca Konya Anadolu Selçuklu Sultanı KILIÇARSLAN, Denizli nin ikinci kez fethi için Mehmet Gazi ve Server Gazi yi görevlendirdi.

Mehmet Gazi ve Server Gazi emrindeki Birlikler ile beraber Burdur ve Isparta üzerinden Denizli sınırlarına geldiler. Mehmet ve Server Gazi Beyler Yanlarındaki Birlikler ile Çardak üzerinden Honaz a (COLASİA) geçtiler. Semerkandi Baba ve Beyazid Han ise emrindeki birliklerle Elmadağı nı geçerek Baş Salan Ve ,Kazlar Yakası,Ada Tepe ve Kayser (Yeşilyuva) DİOKAYSERİA ANTİK Kenti etrafında düşmanla amansız bir savaşa girdiler. En şiddetli ve kanlı çatışmalar bu günkü Yeşilyuva nın bulunduğu Yerleşim alanı ile Doğusundaki tepe arasında kalan dere içinde meydana gelmiştir. Binlerce insanın hayatını yitirdiği bu savaştan sonra DİOKAYSERİA(YEŞİLYUVA) fethedildi. Binlerce şehide mezar olan bu tepeye ADAK DERESİ adı verildi. Yeşilyuva da Türbesi yapılmakta olan SEMERKANDİ BABA VE Beyazid HAN burada şehit olmuşlardır.

Yeşilyuva nın Türk Egemenliğine geçmesinden sonra Semerkandi Baba adına bir zaviye kuruldu. Ucarı da Sıtlan Pınarı mevkii ile Karahöyük ün göl yerini çevreleyen arazilerden elde edilen yıllık gelirin dörtte biri Zaviyeye ZEAMET olarak tahsil edildi. Kuyucak Köyü yakınlarında bulunan koruluk da bu Zaviyeye verildi.

Bu ilk Fetihlerden sonra Bizanslılar adeta deliye döndüler. Zaman zaman Denizli ve yöresine saldırdılar. Düşman sadece Bizansla sınırlı kalmadı. Avrupa harekete geçti. Almanlar, Fransızlar ve diğer Avrupalılar hem macera amacıyla hemde Hiristiyanlığı Anadolu da güçlendirmek amacıyla kuvvet toplamaya başladılar. 1147 yılında Fransa Kralı 4. Lui Komutasında binlerce asker Deniz yoluyla Efes e gelerek buradan Ege ye çıktılar. Menderes Vadisini talan ederek LADİK (Denizli) ye kadar geldiler. Türkler Denizli de büyük kayıplar verdiler. İntikam ateşiyle yanan Türkmenler ve Anadolu Selçukluları Acıpayam (Hamit) ovasında toplandılar. Serinhisar (Kızılhisar) sınırları içinde yer alan Honaz Dağı nın Güney eteklerinde mevzilendiler. Düşmanla burada çok büyük çarpışmalar yaşandı. Fransa Kralı 4.Lui Karanlıktan yararlanarak bozulan ordusunu terkederek kaçtı. Bu savaş Tarihe Kazıkbeli Savaşı olarak geçmiştir. Aynı senaryo 1176 yılında bu kez Çivril İlçesi Gümüşsuyu yakınlarındaki Düzbel mevkiinde denenecekti. Nitekim yine öyle olmuş, Selçuklu Sultanı Kılıçarslan 7. Lui ve İngiltere Kralı 2. Henri yi Perişan etti.70 bin kişiden meydana gelen Haçlı ordusunu tarihte görülmemiş bir askeri deha ile darmadağın etti.

Beylikler Dönemi

Acıpayam Ovası nın tamamen Türk egemenliğine geçişiyle birlikte Oğuz Boylarından bazı boylarda, Karaağaç Ovası na gelip yerleşmeye başladılar. İşte bu boylardan Oğuz Bey Oğuz Köyü ne, Kara Afşar Boyu ndan iki boyda Karaağaç Baba öncülüğünde bir kısmı Eşeler Dağı eteğine, bugünkü Kumafşarı Kasabası nın bulunduğu yere bir kısmı da Elmadağı nın batısına Karahöyükafşarı na yerleştiler.

Beylikler döneminde Acıpayam ve yöresi Hamitoğulları Beyliği ne bağlandı. Acıpayam ve yöresi bu dönemde Hamit Ovası olarak biliniyordu ve bu isimle anılıyordu. Hamitoğulları döneminde Acıpayamlılar sakin bir hayat sürdüler. Bölgenin Germiyonoğulları na bağlanmasıyla Acıpayam da huzursuzluklar başladı. Merkezi Kütahya da bulunan Germiyonoğulları, Hamit Ovası na geldiler. Hamamkaşı ve Kazıkbeli nde yol kesip kervanları soymaya başladılar. Avşarlar ile sık sık sürtüşmelere girdiler. Avşarlardan bazıları Germiyonoğulları ile yakınlık kurmuş, bu durum Avşar Beyi Karaağaç Baba yı çok kızdırmıştır.Ancak Avşarlar Germiyonoğulları na boyun eğmemiş Karaağaç Ovası nda Germiyonları göndermeyi bilmişlerdir. İşte bu olaydan sonra Avşar Beyi Türküsü yapılmış dilden dile günümüze kadar ulaşmıştır.

Selçuklu döneminde Acıpayam, Gölhisar a bağlanmış olup Gölhisar da Hamitoğulların na bağlı olduğu için ovaya Hamit Ovası yada Yeşil Sahra denilmektedir. (1316-1324)

Karamanoğulları nın eline geçen bölge daha sonra Osmanlıların eline geçti. Isparta Sancağı na bağlandı. Isparta Sancağı da Karaağaç Bölgesi olması nedeniyle adı Garbikaraağaç olmuştur.

Osmanlı Dönemi

Yıldırım'ın Timur a yenilmesiyle Anadoluda kargaşalar oldu. Germiyonoğulları eski nufüzu tekrar kurmak isteyip de bölgemize hakim olamayınca Acıpayam a Asi Karaağaç ilan ettiler.

Asi Karaağaç, Burdur un Sancak olması ile birlikte Burdur Sancağı na bağlanmış; 1870 tarihli Osmanlı İdari Nizannamesi ile İlçe kurulmasına karar verilmiş ve Denizli Sancağına bağlanmıştır. 1871 yılında da İlçe teşkilatı kurulmuştur.

İlçeye bağlı 56 mahalle bulunmaktadır.